bi sektörgitsinler be!
* * *
Fersah fersah ötekileştirdiğimiz, hayatımızdan çıkardığımız en sevimsiz neyse ne'leri toplayıp şefkatle bağrına basan çöp karıştırıcıları var bu hayatın pisler kulvarında. Başkalarının çöpe attığı geçmişi kendine gelecek yapmaklar.. sokağın en itibarlı mim sanatçıları onlar bana göre. ["Behind the curtain in the pantomime"] Hırpalanmış, tükenmiş, reddedilmiş, kendini kullanılmış hisseden, gururu ayaklar altına alınmış zavallı eşyaları lalettayin(ne güzel bir kelimedir) tek tek çıkarırlar pislikten; İstanpul'un falanca semtinin filanca sokağında bir aşağı bir yukarı sürdükleri geri dönüşüm kutusuna doldurur, sonra onları teker teker evde özenle cilalayıp yeniden can verirler adeta. eşyalar asla değerini yitirmeyecek, asla miadını doldurmayacak, asla kapı önüne konulmayacaktır bundan böyle. hepsi içlerinde Alaâddin'in Cin'ini barındıran sihirli lambalar gibi ışıl ışıl bakarlar yeni sahiblerine. hayli dayanıklı, hayli değerli, evladiyelik ve hayhayli mutludurlar. ve teşekkürü bir borç bilip sarılırlar işlevlerine canla başla.
Epi topu dokunabildiğimiz, sıkılınca atabildiğimiz, kırıp parçalayabildiğimiz, hıncımızı öfkemizi çıkardığımız kaskatı yığınlarımız. ya her gidenin içimizde bıraktığı melekler..? sonra onların pul pul dökülen kuyruklu yalanları..? kesif aldatılmışlıklar.. onca anıyı, onca acıyı, hüznü, kederi, ihaneti, riyayı, mertlik bozan icablar kumkumasını içimizde nasıl biriktirdiğimiz? nasıl içimizden söküp atamadığımız? nasıl onunla yaşamaya alıştığımız? zihnimizde birikmiş onca soru işareti?????..
Onca "düşün taşın" altında eziliyor insan dünya çarnaçar dönerken. en müteşebbis iç ses de şu oluyor; "Hay'at gitsin fikrinden zikrinden zihninden";
"çünkü Sende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken Seninle";
çünkü
"yaşamak şakaya gelmez."
* * *
"çünkü Sende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken Seninle";
çünkü
"yaşamak şakaya gelmez."
* * *


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder