Temmuz 29, 2011

Yüzüm gözüm telefon kesikleri...

- aklım kadar ötedeyim, sense benden beethoven kadar uzakta. tebliğ ediliyoruz sanki susuzluğa ve uykusuzluğa. sahi saat kaç?

-- sahi sular vardı. sular bizi korkusuzca sularlardı karanlıkta ilahi taşları sever gibi. neden aradın beni? kaybolmadım ki. arama bir daha, ararsan kaybolursun korkularında.


- ben kaybolursam sen sessizliğinden suçlu olursun, suçla avunursun. herkes çekildi, şimdi herkes yeniden çekilecek ve mavi bir şey kalacak sanki ağzımda.


-- bana ağzını ver! ağzınla örteceğim içimdeki uçurumları, kimse düşmesin, kimse üşümesin diye örteceğim ağzını dudaklarımla. ceylanlar öldü mü martılar gömer çünkü onları uykulara.


- bunlar nasıl kolay kelimeler, kolay sesler, kolay yalanlar, kolay trajediler. kolajı yarım bırakılmış, tasviri ertelenmiş ürpertiler! beni arama bir daha.


-- bir daha sen arama beni, beni arayacaksa polis arar sokaklarda, it arar, düş arar. keskin ve allahı olmayan bir cehennem arar, kendimde bulacak olursa bir kırık
ilhan irem plağı ver bana!

- hayır, asıl sen arama! aranan ve bulununca ortadan kaldırılacak bir acıyım ben. acıyan bir şeyim ağrının ortasında varlığından devasa. elimdeki plakların bir yüzü silinmiş, sadece çığlıklar var orada.


-- o zaman kimse aramasın bizi, seni de aramasınlar, beni de. ulaşamasınlar tedirgin saldırganlığımıza. içimdeki rüzgar kanıyor, kan rüzgardan değil efkardan akıyor ince ince.


- telefonu kapatmak zorundayım, biri kapıyı çalıyor gecenin bu yarısında. belki birileri de binayı kuşattı, numarası silinmiş tüfekler var omuzlarında.


-- omuz dedin, omuzlarımı da aramasın kimse. orada uyumuştun bir kaç kere. delil bulurlar, deli bulurlar, bizi bulurlar belki omuzlarımda.


- telefonu kapatmak zorundayım. biri kapıyı kırdı bana usul usul yaklaşmakta. belki

birileri de yüzümü kuşattı, evin her yeri baştan aşağı sancımakta.

--ciddi söylüyorum beni bir daha arama, üstümü arama, ruhumu arama, yasak belge arıyorsan kalbim, uyuşturucu arıyorsan sadece adın var ardımda.


- telefonu kapatmak zorundayım, biri aşkıyla bana kurşun sıkmakta. belki birileri de beni sevebileceğini farketti, bedenim slogan oldu meydanlarda.


-- telefonu asıl ben kapatmak asıl ben zorundayım asıl. yuttuğum haplar şiddetle patlamakta. sen buna lüzumsuz intihar diyeceksin sanırım ama lüzumlu bir narkozda ömür boyu sürecek aslında.. bir daha beni arama.


- sen de arama aslında..


-- arama lütfen..


- bir dahaki peygambere kadar

söz
asla!
sen de..

-- arama!

..ama aslında.







küçük İskender

bitti o sevda

Temmuz 21, 2011

eprimiş bir gelecek ve gri anlar*















benim bir sevincim var yüzün artık akşam
bir çocuğun gülüşünü görüyorum nereye baksam

kıyımız uzak ve kuytuda ellerimiz sanki yok
ellerimiz yok ama senin ellerini bir tutsam



bazı çocuklar doğar bilirim bazı çocuklar doğmaz
doğmayan çocuklar için bilmem ne yapsam

ey çavlan. bitmeyen temmuz güneşi. ey aslan
silkin. sakla harmanını. çocuğunu sakla


ey aslan. suya kaptır kendini ellerin sanki yok
bir güzel günde mızıkalarla bir alanda dursam

sen yoksun gazeteler yok geçmişin razı değil
bilmem ki doğmayan çocukları ben mi doğsam





turgut uyar


_____________________________________________________________________

* AhmeT Telli; Ütopya

Temmuz 04, 2011

Belki de Pekos Bil..


Ama kim? Ben miyim burda bir esrime mi
nedir bu kuşların uçuşunda gördüğüm?
Aptalca beklerim o hiç sökmeyecek şafağı.
Oysa yüreğimden akan o derin suda
kırmızılar öylesine yırtılır ki
siner kan,
huysuz kemanlar dolar şahdamarıma,
yansır kin savaşçıları, gürül gürül ordular
utancın köpürttüğü yanaklarımdan.
Köz komamış ateşinden bize o adam
şimdi gülüşlerimiz yırtıcı, gülüşlerimiz korkunç
ağır, kara bir zırh taşıdığımızdan.




İsmet Özel