aradıkları yabancıyı, kimse, içimde buldular
yüzleştirmek için şimdi beni de arıyorlar
kimi kimden çekip alacaklar, bilmiyorum
beni kimde bulacaklar bilmiyorum: kimdeyim
ve bende kim var ki ikimiz sanıyorlar?
bir kez görür gibi olduğum bir rüyanın
kapısında duruyordum, sırtımda pirinç torbası,
içini açık unutmuş gecede, yabancıyı o
rüyaya aldılar, pirincim hafifledi, taşı
bana bıraktılar, pirinç de gitti yabancı da!
taşı söze çevirmeye çalıştım ve katı
şöhretini hayatın birkaç sözle hafifletmeye:
-n’olur bana taş atma, öyle ağır ki
benim taşıdıklarım, atamam bile sana!
pirinci taşla yüzleştirdiler rüyayı gözle
benden yabancıyı çaldılar ve ondan beni,
birbirimize benzettiler bizi: iki kimsesizliğe,
ve az geleceğini bile bile aramızdaki
uzaklığa, ikiye saydılar birimizi pirinç
gibi şımarık birimizi taş yerine fazlalık
atın beni içimden kimse yok artık!
//Haydar Ergülen//
,
,
,
Hem 'benim artık taş taşıyacak halim mi var?'
Kasım 23, 2010
Kasım 06, 2010
Kasım 05, 2010
Düşün..
Kötülüğe gebe kalmadan bakire umutlarını karşı kıyıya taşıdın.. En ilkel salla yabana atıldın; saflığın esrikliğiyle uzandın şöyle kumların arasına, bir parçaymışsın gibi onlardan.. Canını yakabilecek tek zalim, güneşti.. Sonra yabanca dilini geliştirerek coğrafi uyum süreci.. Ve her şey olurunda;
Sen artık kendine efendisin; saygıyla eğil önünde, diz çök!
..zira köleliğin de kendine..
Çalar saat de güne hazırdır,,,
Şşşş şimdi uyan, bu sana iyi bir düş olsun...
.
.
.
- Günaydın 'hayatım'!
![]() |
| 'güneşin vurduğu vadide' |
Kötülüğe gebe kalmadan bakire umutlarını karşı kıyıya taşıdın.. En ilkel salla yabana atıldın; saflığın esrikliğiyle uzandın şöyle kumların arasına, bir parçaymışsın gibi onlardan.. Canını yakabilecek tek zalim, güneşti.. Sonra yabanca dilini geliştirerek coğrafi uyum süreci.. Ve her şey olurunda;
Sen artık kendine efendisin; saygıyla eğil önünde, diz çök!
..zira köleliğin de kendine..
Çalar saat de güne hazırdır,,,
Şşşş şimdi uyan, bu sana iyi bir düş olsun...
.
.
.
- Günaydın 'hayatım'!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

